| Nargile, son yıllarda yaşanan değişik eğlence arayışından payına düşeni alarak kaybettiği itibarını yeniden kazanmakta. doğu kültürünün önemli bir öğesi olan nargilenin anavatanı hindistan... araplar'ın "narcile", İranlılar'ın "kalyan" dedikleri nargilenin kökeni, farsça'da hindistan cevizi anlamına gelen "nargil"den geliyor. Hindistan'da ortaya çıkan nargilenin ilk örnekleri hindistan cevizinin içinin çıkarılıp kabuğuna bir kamış sokularak yapıldı. Daha sonra hindistan cevizinin yerini kabak aldı. kullananların sayısının artmasına bağlı olarak da porselen ve bronz gövdeli nargileler ortaya çıktı ve bunları cam, billur, çini hatta gümüş gövdeli nargileler izledi. Hindistan'da doğan nargile, başta İranlılar olmak üzere araplar, daha sonra da Türkler arasında hızla yaygınlaştı. Nargile; "ser", "lüle", "marpuç" ve "şişe" olmak üzere temel 4 bölümden oluşur. "lüle"; tütünün konduğu delikli tabla; "ser", nargilenin uzun gövdesi; "şişe", içinde dumanı filtre eden suyun olduğu ve o meşhur fokurdamaların geldiği bölüm; "marpuç" ise dumanı şişeden alan ve ağıza ulaştıran hortuma deniyor. Bir de marpucun ucuna takılan "sipsi" var ki hijyenik sebeplerle her kullanımda değişmesi gerekir. Nargilenin en önemli öğesi "tömbeki" denilen tütünüdür. Bu tütün kıyıldıktan sonra geceden ıslanmaya bırakılır ve servisten önce suyu sıkılarak harbi de denilen çelik şişlerin yardımıyla lülelere yerleştirildikten sonra yine ıslatılmış ancak ikiye bölünmüş ve kalın damarları alınmış bir tütün yaprağıyla sarılır. Daha sonra sere yerleştirilen tömbeki pırnal (çalı görünümlü, kısa boylu bir meşe türüdür ve en değerlisi fethiye'de yetişenidir.) Kömüründen elde edilmiş köz ile yakılır. Yukarıda zikrettiğimiz klasik tömbekinin yanında bugün Mısır'dan getirtilen ve adına bahri veya arap tömbekisi denilen bir tömbeki türü daha var. Bunlar fermente edilmiş meyvelerden elde ediliyor ve özellikle gençler rağbet ediyor. bu tür tömbekiler, elma, nane, kayısı, çilek, muz, limon, ananas gibi keskin kokulu meyve veya bitkilerden yapılır. Yine ballı, güllü ve en ilginci de capuccino'lu tömbekinin de bulunması. saydığımız son iki tömbeki suudi arabistan'dan getiriliyor ve en pahalılar kategorisine giriyorlar. Nargile, son yıllarda yeniden popüler olmakta. Buna bağlı olarak da bir zamanlar ilgisizlikten tek tek kapanan nargile kahvehaneleri yeniden açılıyor. Tophane'deki eski "amerikan pazarı" dükkanları nargile kahvelerine dönüşmekte. Tophane, Beyazıt, Aksaray ve Kasımpaşa gibi semtlerde faaliyet gösteren nargile kahvehaneleri, hem İstanbul'un sokaklarını renklendiriyor, hem de ziyaretçilerine yeni dostlukların kapılarını açıyor. Beyazıt'ta bulunan Çorlulu Ali Paşa Medresesi, İstanbul'daki nargile içilen başlıca mekanlardan biri olarak her gün yerli ve yabancı pek çok tiryakiyi ağırlıyor. Burada üniversite öğrencilerinden, işadamlarına, turistlerden, ev hanımlarına kadar toplumun her kesiminden insanla karşılaşmak mümkün. Muhabbet erbablarının vazgeçilmez dostu nargile, bu misyonunu günümüzde de hiçbir şey yitirmeden sürdürüyor. Çünkü tiryakilere göre tek başına nargile içmenin hiçbir anlamı yok. Bu nedenle nargile kahveleri hala en koyu sohbetlerin başlıca mekanı olma özelliğini koruyor. Nargile tiryakileri arasında oldukça yaygın bir deyim var: "bu meret zamansızların işi"... Çünkü bir nargileyi içmek için en az 2-3 saati gözden çıkarmak gerekiyor. Eskiden, gediklilerinin kahvehanelerde kendilerine ait, özel bir nargileleri bulunurdu. Nargilenin sahibi kahveye aylarca uğramasa bile, nargilesi saklanırdı. Bugün hâlâ kendi gümüş ağızlığını ceketinin iç cebinde taşıyan tiryakiler vardır. En titiz içiciler, kendi sevdikleri iyi cins tömbeki türününü yanlarında getirir ve güvendikleri garsona emanet ederler. garson tütünü ne kadar nemlendirmek gerektiğini, lüleye ne kadar tütün sarılacağını ve yanmanın hızını müşterisinin zevkine göre ayarlamak için tam olarak ne büyüklükte bir kömür parçası kullanacağını çok iyi bilir. Bugün pekçok kahvehanede, nargile tütünün alüminyum folyo ile kapatıldığını ve korun folyonun üzerine yerleştirildiğini görebilirsiniz. Bu yeni alışkanlığın iki sebebi var: uyuşturucu kullanımını engellemek ve tam yanmayan kömürün tütünle temas kalindeyken sönmesi durumunda, tiryakinin zehirlenmesini engellemek.  Nargİle İçmenİn Raconu: Nargile sigara gibi değil pipo gibi içilir. Havayı nefes alır gibi çekmelisiniz ki şişedeki su fokurdasın ve tütün yansın. Bu arada iki içim tekniği var: Göbekten ve göğüsten. Göğüsten içim yorucu olduğu için göbekten içim tercih ediliyor. bu yöntemde dumanı diyaframınızı kullanarak midenize çekiyorsunuz ve üflüyorsunuz. Nargile şisesinin içindeki suyun üzerinde bir hava boşluğu var ve siz marpuçtan nefes çektiğinizde gelen duman, bu hava boşluğundan geliyor. Sonra hava çıkacak başka bir yeri olmadığıi için sudan vakum yapıyor ve gelen duman suyun içinde süzülerek ve soğuyarak size ulaşıyor (sigarayla en büyük farkı da dumanın soguk olması). Nargile havadar ve sakin mekanlarda içilir. Gürültülü konuşmak, etrafın sukunetini bozmak raconu da bozar. Asla nargile ateşinden sigaranızı yakmayın nargilenizi asla yüksek bir yere koymayınız (bu büyük bir görgüsüzlüktür) eğer nargileyi biriyle ortak içiyorsanız, marpucunuzu asla direk partnerinizin eline vermeyin. Masaya bırakın oradan alsın. ve asla nargilede tütünden başka bir şey içmeyin. |