New Page 4
 

Nargile, son yıllarda yaşanan değişik eğlence arayışından payına düşeni
alarak kaybettiği itibarını yeniden kazanmakta. doğu kültürünün önemli bir
öğesi olan nargilenin anavatanı hindistan... araplar'ın "narcile",
İranlılar'ın "kalyan" dedikleri nargilenin kökeni, farsça'da hindistan
cevizi anlamına gelen "nargil"den geliyor. Hindistan'da ortaya çıkan
nargilenin ilk örnekleri hindistan cevizinin içinin çıkarılıp kabuğuna bir
kamış sokularak yapıldı. Daha sonra hindistan cevizinin yerini kabak aldı.
kullananların sayısının artmasına bağlı olarak da porselen ve bronz gövdeli
nargileler ortaya çıktı ve bunları cam, billur, çini hatta gümüş gövdeli
nargileler izledi. Hindistan'da doğan nargile, başta İranlılar olmak üzere
araplar, daha sonra da Türkler arasında hızla yaygınlaştı.

Nargile; "ser", "lüle", "marpuç" ve "şişe" olmak üzere temel 4 bölümden
oluşur. "lüle"; tütünün konduğu delikli tabla; "ser", nargilenin uzun
gövdesi; "şişe", içinde dumanı filtre eden suyun olduğu ve o meşhur
fokurdamaların geldiği bölüm; "marpuç" ise dumanı şişeden alan ve ağıza
ulaştıran hortuma deniyor. Bir de marpucun ucuna takılan "sipsi" var ki
hijyenik sebeplerle her kullanımda değişmesi gerekir. Nargilenin en önemli
öğesi "tömbeki" denilen tütünüdür. Bu tütün kıyıldıktan sonra geceden
ıslanmaya bırakılır ve servisten önce suyu sıkılarak harbi de denilen çelik
şişlerin yardımıyla lülelere yerleştirildikten sonra yine ıslatılmış ancak
ikiye bölünmüş ve kalın damarları alınmış bir tütün yaprağıyla sarılır. Daha
sonra sere yerleştirilen tömbeki pırnal (çalı görünümlü, kısa boylu bir meşe
türüdür ve en değerlisi fethiye'de yetişenidir.) Kömüründen elde edilmiş köz
ile yakılır. Yukarıda zikrettiğimiz klasik tömbekinin yanında bugün
Mısır'dan getirtilen ve adına bahri veya arap tömbekisi denilen bir tömbeki
türü daha var. Bunlar fermente edilmiş meyvelerden elde ediliyor ve
özellikle gençler rağbet ediyor. bu tür tömbekiler, elma, nane, kayısı,
çilek, muz, limon, ananas gibi keskin kokulu meyve veya bitkilerden yapılır.
Yine ballı, güllü ve en ilginci de capuccino'lu tömbekinin de bulunması.
saydığımız son iki tömbeki suudi arabistan'dan getiriliyor ve en pahalılar
kategorisine giriyorlar.

Nargile, son yıllarda yeniden popüler olmakta. Buna bağlı olarak da bir
zamanlar ilgisizlikten tek tek kapanan nargile kahvehaneleri yeniden
açılıyor. Tophane'deki eski "amerikan pazarı" dükkanları nargile kahvelerine
dönüşmekte. Tophane, Beyazıt, Aksaray ve Kasımpaşa gibi semtlerde faaliyet
gösteren nargile kahvehaneleri, hem İstanbul'un sokaklarını renklendiriyor,
hem de ziyaretçilerine yeni dostlukların kapılarını açıyor. Beyazıt'ta
bulunan Çorlulu Ali Paşa Medresesi, İstanbul'daki nargile içilen başlıca
mekanlardan biri olarak her gün yerli ve yabancı pek çok tiryakiyi
ağırlıyor. Burada üniversite öğrencilerinden, işadamlarına, turistlerden, ev
hanımlarına kadar toplumun her kesiminden insanla karşılaşmak mümkün.

Muhabbet erbablarının vazgeçilmez dostu nargile, bu misyonunu
günümüzde de hiçbir şey yitirmeden sürdürüyor. Çünkü tiryakilere göre tek
başına nargile içmenin hiçbir anlamı yok. Bu nedenle nargile kahveleri hala
en koyu sohbetlerin başlıca mekanı olma özelliğini koruyor. Nargile
tiryakileri arasında oldukça yaygın bir deyim var: "bu meret zamansızların
işi"... Çünkü bir nargileyi içmek için en az 2-3 saati gözden çıkarmak
gerekiyor.

Eskiden, gediklilerinin kahvehanelerde kendilerine ait, özel bir
nargileleri bulunurdu. Nargilenin sahibi kahveye aylarca uğramasa bile,
nargilesi saklanırdı. Bugün hâlâ kendi gümüş ağızlığını ceketinin iç cebinde
taşıyan tiryakiler vardır. En titiz içiciler, kendi sevdikleri iyi cins
tömbeki türününü yanlarında getirir ve güvendikleri garsona emanet ederler.
garson tütünü ne kadar nemlendirmek gerektiğini, lüleye ne kadar tütün
sarılacağını ve yanmanın hızını müşterisinin zevkine göre ayarlamak için tam
olarak ne büyüklükte bir kömür parçası kullanacağını çok iyi bilir.

Bugün pekçok kahvehanede, nargile tütünün alüminyum folyo ile
kapatıldığını ve korun folyonun üzerine yerleştirildiğini görebilirsiniz. Bu
yeni alışkanlığın iki sebebi var: uyuşturucu kullanımını engellemek ve tam
yanmayan kömürün tütünle temas kalindeyken sönmesi durumunda, tiryakinin
zehirlenmesini engellemek.
 


 

Nargİle İçmenİn Raconu:

Nargile sigara gibi değil pipo gibi içilir. Havayı nefes alır gibi
çekmelisiniz ki şişedeki su fokurdasın ve tütün yansın. Bu arada iki içim
tekniği var: Göbekten ve göğüsten. Göğüsten içim yorucu olduğu için göbekten
içim tercih ediliyor. bu yöntemde dumanı diyaframınızı kullanarak midenize
çekiyorsunuz ve üflüyorsunuz. Nargile şisesinin içindeki suyun üzerinde bir hava
boşluğu var ve siz marpuçtan nefes çektiğinizde gelen duman, bu hava boşluğundan
geliyor. Sonra hava çıkacak başka bir yeri olmadığıi için sudan vakum yapıyor ve
gelen duman suyun içinde süzülerek ve soğuyarak size ulaşıyor (sigarayla en
büyük farkı da dumanın soguk olması).

Nargile havadar ve sakin mekanlarda içilir. Gürültülü konuşmak, etrafın
sukunetini bozmak raconu da bozar. Asla nargile ateşinden sigaranızı yakmayın
nargilenizi asla yüksek bir yere koymayınız (bu büyük bir görgüsüzlüktür)
eğer nargileyi biriyle ortak içiyorsanız, marpucunuzu asla direk
partnerinizin eline vermeyin. Masaya bırakın oradan alsın.
ve asla nargilede tütünden başka bir şey içmeyin.

 

 
 
Web Stats