|
New Page 1 
BUNLARI BİLİYORMUSUN - 3 EN ÇOK ŞAMPİYON OLAN TAKIM Türkiye bayanlar liginde oynamaya başladığı ilk yıldan itibaren dereceye giren, 1972-73 sezonundan itibaren ise birincilik kürsüsünden asla inmeyen Eczacıbaşı Bayan Voleybol Takımı, aralıksız tam 17 yıl şampiyonluk titrini koruyarak, sadece Türkiye'de değil, dünya'da da bir daha kolay kolay elde edilemeyecek bir rekorun sahibi olmuştur.Bu rekor daha evvel sürekli 10'ar şampiyonlukla Macar Nim-se Budapeşt ile Hermes Oostende Hollanda takımlarının ellerinde bulunuyordu.
FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL (1898-1973) Doktor olmak isterken, ani bir şekilde hastalanıp Tıbbiyeden ayrıldı.Belki de bu sayede Türk edebiyatı iyi bir şair kazandı.İstanbul'da doğan Faruk Nafiz Çamlıbel, önceleri öğretmenlik ve daha sonra milletvekilliği yaptı."Hecenin Beş Şairi" grubuna katılması, edebiyatımızda önemli bir yer almasını sağladı.Aşk ve sevda şairi olarak tanınan şairin "Yıldız Yağmuru" adlı birde romanı vardır. Şiir Kitaplarının Başlıcaları: Gönülden gönüle, Dinle Neyden, Çoban Çesmesi, Suda Halkalar, Bir Ömür Böyle Geçti'dir. Han Duvarları şiiri çok ünlüdür.
HACI ARİF BEY (1831-1885) İstanbul'da doğan büyük bestecimiz, Zekai Dede ve Eyyubi Mehmet Bey'den musiki dersleri aldı.Mızıka-i Hümayun'daki çalışmalarıyla zamanın Padişahı Sultan Abdülmecid'in dahi takdirlerini kazanarak saraya mabeyinci olarak alındı.Sultan Hamid zamanında Mızıka-i Hümayun öğretmenliğine getirilen musiki üstadımızın 335 bestesi olduğu bilinmektedir.Kürdili Hicazkâr Makamını bulan ve şarkı şeklini musikimizin en önemli kolu haline getiren, yine Hacı Arif Bey'dir.
İLK MECLİSİN AÇILIŞI 1876 yılının sonunda ilan edilen 1. Meşrutiyet, üç ay sonra Meclisin açılmasını sağladı.(19 Mart 1877) Dolmabahçe sarayında yapılan açılış merasimine Padişah II. Abdülhamid, veliahd, şehzadeler ve bütün devlet ileri gelenleri katıldı.Padişah'ın açılış nutku okundu.Bu münasebetle İstanbul'un çeşitli yerlerinden ve karakol gemilerinden top atışları yapıldı.Ahmet Vefik Paşa'nın başkanlığa getirildiği bu ilk meclis, Türk-Rus savaşı(93 Harbi) sırasında dağıtıldı.
ÇANAKKALE ZAFERİ Düşman kuvvetleri, Çanakkale boğazını geçerek İstanbul 'u elde etmek, böylece Osmanlı devletini savaş dışı bırakmak için büyük bir taarruz hazırlamışlardı.18 Mart 1915 günü saldırıya geçen müttefik donanmanın 18 büyük zırhlısı, 27 muhribi ve 12 denizaltısı, bir uçak gemisi vardı.Bu donanmanın topları ile bizim bataryalarımız arasındaki çarpışma, düşmanın yenilgisi ile bitti.506 topa karşı Türk tarafının 150 topu vardı.Buna rağmen, düşman donanmasının üçte biri savaş dışı bırakıldı.Türk birliklerinin kaybı şehit, yaralı, kayıp, hasta ve esir olmak üzere 253.000 idi.
ŞEMSİYEDEN PARAŞÜT Paraşütle atlamanın zevkini tadan ilk havacı kimdi? Tarihçiler, 1687 yılında Siyam Kralı'nın verdiği bilgiye dayanarak, iki şemsiye ile bir binanın en üst katından yere inen genç sporcunun ilk paraşütçü olduğunu söylüyorlar.
KROS 1950'de kurulan Dünya Kros Şampiyonluğunu en çok kazanan bisikletçi, 1966'da iki amatör, 1968-73'te altı profesyonel birincilik alan Belçika'lı Eric de Vlaemnick'tir. (D.1945)
YİNEDE DÖNÜYOR Büyük İtalyan bilni Galile Galileo, dünya'nın döndüğüne inandığı için engizisyon mahkemesine verilmiş, burada fikrinden vazgeçmesi için zorlanmıştır. Çaresiz kalarak fikrinden vazgeçtiğini söylemesine rağmen, üç yıl zindan cezasına çarptırılmış, daha sonra kendisine gösterilen bir yerde ikamet etmek zorunda bırakılmıştır.
TÜRK-YUNAN SAVAŞININ BAŞLAMASI Osmanlı Devleti'nin elindeki Girit'i almak isteyen Yunan'lılar, burada devamlı huzursuzluk çıkarırken, bir yandan da Türk sınırlarını aşarak topraklarımıza girmişlerdi.Bunun üzerine Osmanlı Devleti, Yunanistan'a savaş ilan etti.(18 Nisan 1897) Müşir (Mareşal) Edhem Paşa başkumandan tayin edildi.Türk orduları, kısa zamanda karşılarına çıkan Yunan birliklerini bozguna uğratarak Atina üzerine yürüdüler.Ancak, Avrupa devletlerinin araya girmesi ile ateş kesildi.Böylece Yunanistan, kesin bir yenilgiden az zararla kurtuldu.
MERKÜR Merkür Gezegeni güneş etrafındaki 57 milyon 909 bin 200 km.'lik dönüşünü 87.98 günde tamamlar.Bu, saatte ortalama 172 bin 348 km. hız demektir.
KOCA YUSUF (1857-1898) Güreşe çok küçük yaşlarda başladı ve kısa sürede meşhur oldu.Adalı Halil'i iki kere yenince başarıları efsaneleşti. 1897'de gittiği Avrupa'da alafranga güreşi öğrendi.Onların tekniği ile Avrupa'lı ünlü güreşçileri yendi.Daha sonra Amerika'da Amerika Şampiyonu'nun sırtını yere getirdi."Dünya'yı Yenen Türk" olarak ünlü cihanı tutan Koca Yusuf, memleket hasretine dayanamayarak yurda dönmek istedi.Atlas Okyanusu'nda geçirdiği bir deniz kazasında okyanusa mağlup oldu.
TALÂT PAŞA Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermeni komiteleri devlete isyan etmiş ve düşmanlarla işbirliğine girişerek ordularımızı arkadan vurmaya başlamıştı. Bunun üzerine o zamanki hükümet, Ermeni azınlığı savaş alanlarından uzak bölgelere göçürtmüştü.Bu arada Türklerden ve Ermenilerden çok sayıda insan öldü.Ermeni teşkilatı göç kararından sorumlu tuttukları Talât Paşa'yı öldürmeye karar vermişlerdi.Osmanlı devleti'nin mağlup sayılması üzerine Almanya'ya kaçan ve Berlin'de yaşayan Talât Paşa, 15 Mart 1921 günü bir Ermeni komitesince sokakta vurularak öldürüldü.Teyleryan adındaki bu suikastçı, Alman mahkemesince "suçsuz" bulunarak beraat etti.
ÇELEBİ MEHMED (1389-1421) Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu sayılan I. Mehmed, "Çelebi Sultan Mehmed" diye anılır.Yıldırım Bayezid'in Timur'a yenik düşmesinden sonra başlayan Fetret Devri, onun gayretleriyle son bulmuştur.Çeşitli mücadeleler sonunda 1413'te Osmanlı devletini yeniden kurdu. Kardeş savaşları yüzünden, İmparatorluk topraklarının yarıdan çoğunu kaybetmişti.Çelebi Mehmed, 8 yıl süren Padişahlığı sırasında, imparatorluğu toparladı.32 yaşındayken Bursa'da öldü. Yeşil Türbe'de gömülüdür.
ÇEKİÇ ATMA Çekiç atma branşında ilk Türkiye rekoru ile son Türkiye rekoru arasında tam 35 metre 81 santim fark vardır.Bu dalda ilk Türkiye rekoru, 1934 yılında 29 m. 53 cm.'lik dereceyle İrfan Şahinbaş tarafından kırıldı.Halen bu rekor, 65 m. 34 cm. ile Murat Elçin'e ait bulunmaktadır.80'li yılların ortasında bu rekor, 60 m. 44 cm. ile Uğur Sel'e aitti.Çekiç atma dalının ülkemizdeki en önemli rekorlarından bir diğeri ise, Toma Balcı'nın 14'ü üst üste olmak üzere 15 defa şampiyon olmasıyla ortaya çıkmıştır. BİTKİLER DONDAN NASIL KORUNUR Bazı bitkiler, donun etkisiyle ölmeden önce toprağa tohumlarını bırakırlar. Bazılarıda, yapraklarını toprağa yatar şekilde uzatarak, buradaki ısıdan faydalanırlar.Menekşe örneğinde olduğu gibi... Mersin ağacı ve süpürke otunun üst tarafı ölürken, dipteki gövde canlı kalır ve baharda filiz sürer.Patates gibi yumrudan büyüyen bitkiler, soğanlı bitkiler ve köklü bitkiler ise bu kısımlarını toprağın altında koruyarak kendilerini bahara saklarlar. TÜRK TENİSİNDE NAMAĞLUP SPORCU Ülkemiz tenisinde bir yıldız gibi parıldayan ve kalıcı izler bırakan sporcularımızdan Enes Talay (1925-1984) 1945 ile 1955 arasına sıkışan 10 yıllık zaman dilimi içinde, yurtiçinde oynadığı maçların tümünü kazanarak, ilgi çekici bir rekorun sahibi olmuştur.
HABERLEŞME UYDUSU Günümüzde kıtalararası haberleşmelerde artık tamamen uydulardan yararlanılıyor. Bu haberleşmeyi sağlayan 36 bin km. yükseklikteki özel uydular ve dünyanın çeşitli yerlerindeki 140 adet anten.Bu antenlerden her biri 32 metre çapında. Haber bu antenler aracılığıyla uyduya gönderilip oradan yansıtılarak alıcı antenlerle iletiliyor.
1. MEŞRUTİYET'İN İLAN EDİLMESİ 1839'da Tanzimat'ın ilanından ve 1856'daki Islahat Fermanı'ndan sonra rejimin meşrutiyet haline getirilmesi eğilimi kuvvet kazanmıştı.Sultan II. Abdülhamid de, daha tahta geçmeden meşrutiyeti ilan edeceğine söz vermişti. Padişah olunca bu sözünü yerine getirdi. İlk Anayasa 23 Aralık 1876 günü Babıalide halk'a ilan edildi.Meşrutiyet' in ilanı top atışlarıyla kutlandı.Bu Anayasa ile Padişah, iktidarının bir bölümünü milletle paylaşmış oluyordu.
BİN MARİFETLİ BLOKNOT Üzerinde hiç bir düğmesi, anahtarı bulunmayan bloknot büyüklüğünde ve görünüşünde olan marifetli bir bloknota mesaj yazıp anında cevap alacaksınız. Optik lazer kartlarını bloknota yerleştirip televizyon izleyebileceksiniz.Dilerseniz video-kitap yayınından yararlanacaksınız.Dilerseniz bu bloknot sayesinde dünya'nın her ülkesiyle bağlantı kurabileceksiniz.Eğer bloknotunuzu kaybederseniz o size bulunduğu yeri bildirecek.
DÜNYA'NIN EN GENİŞ AĞACI Orta Afrika'nın kurak mevsimlerinde özellikle savanlarda yetişen ve bölgenin tipik ağacı olan "baobab" ilginç özelliklere sahiptir.Boyu pek yüksek değildir, 2 metreye kadar çıkar.Fakat gövdesi kocamandır ve çapı bazen 9 metreye kadar varır.Devasa gövdeli ağacın üzerinde kısa bir kaç dal bulunur.Ağaç, bu garip görünümü ile efsanelere konu olmuştur.Eski bir inanışa göre şeytan bu ağacı çekip koparmış ve başaşağı dikip, köklerini havada, dallarını toprağın içine bırakmıştır.Gövdenin içi uzun kuraklıklara ve elverişsiz koşullara dayanacak şekilde oluşmuştur.İç yüzey yumuşak ve süngerimsidir.Üzerindeki küçücük deliklere yağmur mevsiminde dolan sular, bitkinin kurak mevsimleri atlatmasını sağlar.Ağacın kerestesi ve bina yapımı için elverişli değildir. |