Onyedinci Asırda Hezarfen Ahmet Çelebi kanatlarla Galata kulesinden
uçmuştu. Lagari Hasan Çelebi de elli okka barut macunundan yapılan yedi kollu
bir fişeğe binerek göğe atıldı ve sonra kartal kanatlarıyla denize indi. Biri
planörün, diğeri roketin ilk şeklini icad etmişti. İkisinin hayatı da sefaletle
sona erdi.
Dördüncü Murat, on yedi sene süren
saltanatı sırasında İstanbul göklerinde ilk defa kuşlar gibi uçulduğunu görmek
talihine ermiş bir padişahtı. Bu devirde kendi zekâ ve buluşlarıyla uçmayı
mümkün kılan iki cesur ve müteşebbis fen adamından Hezarfen Ahmet Çelebi,
bugünkü planörlerin nüvesi sayılabilecek iki kanat üstünde, rüzgâr cereyanlarının kuvvetiyle Galata
kulesinden uçarak Üsküdar sırtlarına konmaya muvaffak olmuştu.
Evliya Çelebi, bu ilk uçan türkü şöyle
anlatır: "Hezarfen Ahmet Çelebi, iptida Okmeydanının mimberi üzere
rüzgarın şiddetinden kartal kanatlarıyla sekiz dokuz kere havada pervaz ederek
talim etmiştir. Badehu, Sultan Murat Han, Sarayburnunda Sinanpaşa köşkünden temaşa
ederken Galata kulesinin ta zirvei alasından rüzgar ile uçarak Üsküdarda
Doğancılar meydanına inmiştir".
Evliya Çelebi, ilk defa uçmak hünerini
gösteren Hezarfen hakkında başka bir şey söylememekle beraber Ahmet Çelebinin,
en az bugünün usta planörcüleri kadar rüzgar şartlarını iyi bilen bir zat
olduğu anlaşılmaktadır.
Görülüyor ki Ahmet Çelebi, meşhur
Türk alimi İmam Cevheri'nin uçuş tecrübesini etüd ederek bunu başarmayı
azmetmiştir. Bilindiği gibi İmam Cevheri, Hicretin 390/400 yıllarında Nişabur
camisinin damına çıkarak halka uçacağını söylemiş ve iki düz sathı, ipleriyla
vücuduna kanat gibi bağladıktan sonra, kendisini damdan aşağıya salıvermiş ve
fakat yere şiddetle¦ düşerek vefat etmiştir.
Hezarfenin uçuşunu bekleyen İstanbul
halkı, o gün deniz kıyısına koşmuş ve az zamanda bu sırtlar mahşer yeri halini
almıştır.
Dördüncü Murat, sadrazam ve vezirleri
ile Sarayburnu'nda deniz kenarındaki İncili köşkten bu hareketi seyrediyordu.
Bütün gözler Galata kulesinin tepesine dikilmiş, kendini kuleden boşluğa atacak
kahramanı bekliyordu. İntizar boşa çıkmadı ve Ahmet Çelebi'nin bir mancınıkla
havaya atılmış gibi iki kanat üstünde tutunduğu ve Boğaza doğru süzüldüğü
görüldü.
Garp kaynaklarından Cook'un
"Havacılık", Wilkins'in "Yeni Bir Dünya Buluşu" adlı
eserinde bu uçuşa dair kısa notlar vardır.
"Hezarfen Ahmet Çelebi"
diye anılan bu kahraman için Evliya Çelebi bize başka bir şey söylemiyor ve
fakat yazısını Dördüncü Murat devri çılgınlıklarının en acı bir örneği ile
şöyle bitiriyor: "Sultan Murat Han, kendisine bir kese altın ihsan ederek;
bu pek havf edilecek bir adamdır, her ne murat edinse elinden geliyor. Böyle
kimselerin bekası caiz değildir, diye Cezayire nefyetmiştir. Anda merhum
oldu" diyor.
Bunu takip eden ikinci uçuş ise, füzelerin
ilk iptidai örneği olan bir fişek olmuş ve bu da Dördüncü Muradın gözleri
önünde Lagari Hasan Çelebi tarafından yapılmıştır.
Evliya Çelebi, bu ilk roket uçuşunu
da şöyle anlatıyor: "Bu Lagari Hasan, elli okka barut macunundan yedi
kollu bir fişek icad etti. Sarayburnunda hünkar huzurunda fişeğe bindi ve
şakirtleri, fitili ateşlediler. Lagari: "Padişahını, seni Hüdaya
ısmarladım, İsa Nebi ile konuşmıya gidiyorum" diyerek temhid ve tahmid ile
evci asumana uruç eyledi. Yanında olan fişekleri ateş edip ruyi deryayı çirağan
eyledi. Bamı felekte fişeki kebirinin barutu kalmayıp da zemine doğru nüzul
ederken, ellerinde olan kartal cenahlarını açıp Sinanpaşa kasrı önünde deryaya
indi. Oradan şinaverlik ederek üryanen huzurı padişahiye geldi. Zemini bus ederek
"Padişahım, İsa Nebi sana selam eyledi" diye şakaya başladı. Bir kese
akçe ihsan olunup, yetmiş akçe ile sipahi yazıldı. Sonra Kırım'da Selamet Giray
Han'a gidip orada merhum oldu".
Zavallı Ahmet Çelebi, göklerde ilk
defa kanat açmanın mükafatını, cebinde padişah tarafından ihsan olunmuş bir
kese altın olduğu halde Cezayir'e sürülmekle görmüş ve bu bahtsız adamın
hayatı, orada derin bir kahır ve sefalet içinde sona ermişti.
Sarayburnu uçuşu da, kahramanını aynı
talihsiz yollara sürükleyebilirdi. Lagari, bu feci akıbeti bildiği halde hiç
irkilmemiştir.
Yazan
: Orhan Aydar
İstatistikler
Kayıtlı Kullanıcı : 5643
Kayıtlı Sorular : Çoktan Seçmeli : 3519 Doğru Yanlış : 1470 Boşluk Doldurma : 79
Bekleyen Sorular : Çoktan Seçmeli : 1 Doğru Yanlış : 0 Boşluk Doldurma : 0