İlk filmin, ilk gösterilişini anlatan
bu yazı cidden mühimdir. İlk gösterilişte hasılat 35 franktı. Bugün dünyada
sinemaların günlük hasılatı yüz elli milyon franktır.
28 aralık 1895 te Kapüsin bulvarından
geçen Parisliler ‘’Gran Kafe’’ nin önünde bir afişle karşılaştılar. Noel
bayramları ve yılbaşı şenlikleri münasebetiyle, bütün şehir her yıl olduğu gibi
sokaklara dökülmüştü. Afiş resminde, her sınıf insandan mürekkep bir
kalabalığın bir perde önünde birikmiş oldukları gösteriliyordu ve o perdenin
üzerinde şu iki kelime okunuyordu:‘’Sinematograf Lümiyer’’. Bunu gören Parisliler, sebebi anlaşılmaz bir
muamma karşısında bulunduklarım anlamış olacaklardı ki şöyle bir göz attıktan
sonra hemen yürüyüp geçemediler. Afişin önünde biriken kalabalık, bir an oldu
ki tıpkı afişte resmedilmiş olanlar gibi oradaki daracık kapıdan içeri
girebilmek için birbirlerini itmeye koyuldular...
Şimdi biz de onlarla beraber şu muamma
kapısından girelim, bakalım içerideki esrara vakıf olabilecek miyiz?
Kalabalık arasında bir hayli
terledikten sonra daracık kapıyı güçbela geçtik karşımızda daracık bir merdiven
var, inelim bakalım…
On beş, yirmi basamaktan sonra orta
büyüklükte bir bodruma giriyoruz. Burası Gran Kafe'nin Hint Salonu denilen
kısmı imiş. Duvarlar koyu renkli kumaş ve halılarla kaplanmış, Sıra sıra
koltuklar var. Tam karşıya gelen duvara, aşağı yukarı bir yatak çarşafı kadar
beyaz bir bez gerilmiş. Durun bakalım neler olacak?
Bizden daha önce gelip oturmuş olanların
yüzlerinde hiç de memnun olduklarına dair emare yok. Loş salonda hafif bir
uğultu var. Yoksa böyle mırıldananlarda da bizim gibi, verdikleri duhuliye
parasına mı acımaya başladılar? Onlara da hak vermek lazım, zira görünürde hiç
de fevkalâde bir şey yok.
Kenardaki piyanoda birisi ihmalkar bil
tarzda çaldığı beylik parçaların nağmelerini loşluğa boşaltıyor. Şimdilik bu
can sıkan gürültüden başka bir hadise yok.
Birden, loş salon zifiri
karanlığa büründü. Birtakım gıcırtılar duyuluyor. Bir delikten fışkıran ışık
bir şerit halini alarak ekrana varıyor ve kapıdaki mahut afişte okuduğumuz tabiri
tekrar gözlerimize suluyor: ‘’Sinematograf Lümiyer’’ Ve hemen peşinden şu
kelimeler okunuyor: ‘’Liyondaki Lümiyer’’ tezgahları mamulatı. Ha! Şimdi
anlaşıldı! Biz bir oyuna kurban gittik, bizleri aldattılar. Bu, basbayağı bir
projeksiyon oyunu; hem de en adisinden. Hem bakın, yazılar nasıl da titriyor ve
büyüyüp küçülüyor.
Bütün herkes bu düşünceleri aklından
geçirirken yazıların silinmesiyle bir fabrikanın kapısı, olduğu gibi perdeye
giriveriyor. Bu kapıdan çıan kadınlar salondakilerin üzerlerine doğru
ilerliyorlar. Yaklaştıkça büyüyorIar ve gittikçe vazıh olarak farkedilen
yüzlerinde, işlerinden çıkan memur ve işçilerin paydos saati ferahlığı
seziliyor. İşte bu güzel bir şey. Tıpkı hayata uyuyor. Sanki bu insanlar canlı.
Hayatın aynını perdeye getirmişler,
Cidden bu güzel bir şey, takdire
değer bir buluş... ‘’Hayat-ı hakikiye’’yi, ‘’Hayat-ı muhayyel’’ ile
bağdaştırmak nefis bir şey doğrusu!
Mütecessis seyircilerin kısa bir
şaşkınlık devresinden sonra duydukları memnuniyetle vardıkları bu müspet kanaat
‘’Sinematograf Lümiyer’’, yani sinemanın ilk zaferidir.
Bu zafer akşama kasadaki hesapla karşılaştırılınca
para ve rakamla muvaffakiyetin derecesi bilinmiş oluyor, 35 frank, ilk günün
muhasebesi şöyle çıkıyor, 35 seyirci ve 35 frank...
Bugün dünyanın dört bucağındaki sinemaların
günlük hasılatının en az 150 milyon frank, yani aşağı yukarı bir milyon beş yüz
bin lira olduğunu söylersek, 28 aralık 1895 teki günlük hasılata bakarak gülmek
mi lazımdır, yoksa şu son 55 yılda sinema endüstrisinin ilerleme hızına hayretle
bakakalmakmı,bilmem…
Bir ışık oyununun fotoğraf sanatından
faydalanması demek olan sinema, bugün kısa zamanda sanatı, ilmi, propagandaya
varıncıya kadar birçok beşer faaliyetini içine alarak kah zevk, kah hizmet
yolunda dünyayı fethetmiş bulunuyor.
17 mart 1926 da, Paris Belediye
Meclisi, Kapüsin bulvarındaki 14 numaralı binanın cephesine mermerden bir plaka
konulmasına karar vermiştir. Şimdi Hint Salonu'nun kapısında şunların yazılmış
olduğu görülür: ‘’Lümiyer Kardeşler tarafından icad edilen sinematograf adlı cihaz
ile fotoğraf projeksiyonları ilk defa 28 aralık 1895 te burada
gösterilmiştir’’.
Yazan
: Röne Jan
İstatistikler
Kayıtlı Kullanıcı : 354
Kayıtlı Sorular : Çoktan Seçmeli : 3509 Doğru Yanlış : 227 Boşluk Doldurma : 13
Bekleyen Sorular : Çoktan Seçmeli : 0 Doğru Yanlış : 0 Boşluk Doldurma : 0