Yarışmacılar
  
  
Üye Ol
Şifremi Unuttum


Günün Lafı
Barışı korumanın en iyi yolu, savaşa hazır olmaktır.

Washington



Yarışma Seçenekleri
Çoktan Seçmeli
Doğru Yanlış
Boşluk Doldurma
Kategori Seçmeli
Zamana Karşı
Sayı Tahmini
Flash Oyunlar


Son Üyeler
Ruh.morqu
sevval
rainbow92
goril.ben
mumiya
BELENAY
ezom3
tekeli
pabloangel
asaletimyeter


Ölüm Adası Ivo Jima

Ölüm Adası Ivo Jima

İkinci Dünya Savaşını En Kanlı Muhaberesi

          Ufak bir Pasifik adası İkinci Cihan Savaşının kanlı çarpışmalarından birine sahne oldu. Bıı  ufacık kara parçasında tam 100.000 insan dövüştü. Savaşın sonunda adada mevcut 22.000 Japon’dan ancak 217si Amerikalılara teslim olmuştu. Ivo Jima Savaşının hikayesini onun idarecilerinden General Holland M. Smith'in kaleminden okuyacaksınız.

          Ekseriya pahalıya mal olan zaferlerden sonra insan kendi kendine şu suali sorar: Acaba değer miydi? Ben de yıllardan sonra Ivo Jima kabusunu zihnimden geçirirke aynı suali tekrarlamadan duramadım. Acaba Pasifik Savaşının o günlerinde Ivo Jima gibi pahalı bir ada bize muhakkak elzem miydi? Muhakkak ki, evet... Çünkü Ivo Jima adası, Japon adaları üzerine kapanan kuşağın bir merhalesini teşkil eden Ronin takım adalarından bir tanesiydi. Ve bu yüzden de ileride Japon, adalarına karşı yapılacak her hangi bir harekatın başlangıç noktasını teşkil edebilirdi. Ayrıca adada ikisi kullanılan ve bir tanesi de yapılmakta olan üç hava meydanı mevcuttu. Marian adalarındaki üslerinden kalkan B-29 uçaklarımız Tokyo seferlerine gidiş ve dönüşlerinde bu meydanlardan kalkan avcı uçaklarının taarruzlarına uğruyorlardı. Bu bakımdan Ivo Jima adasının zaptı bir zaruret halini almıştı. Fakat nasıl? Yalnız isğal hazırlıklarının ikmali iki ay sürdü. İşgal işlerinde vazife sıra ile bahriye, deniz piyadesi ve bilahare de orduya düşüyordu. Benim birliklerim kara birlikleriydi. Çıkarmadan evvel adanın, donanmanın ateşiyle dövülmesi ve düşmana zayiat verdirilerek müdafaa kudretinin düşürülmesi kararlaştırılmıştı, ilk güçlükler, adanın kaç gün müddetle bombardıman edilmesi lazım geldiği meselesinde baş gösterdi.  Evvelce tespit edilen on bir günlük bombardıman programı sonradan donanmanın teklifiyle değiştirildi. Çünkü elde on bir günlük devamlı ateş baskısını temin edecek kafi miktarda gemi ve cephane yedeği yoktu. Bu yüzden müddetin indirilmesi mecburiyetinde kalındı. Fakat ben şahsen böyle bir bombardımanın faydasına çok inanıyordum. Çünkü karşımızdaki düşman uzun müddetten beri aynı adada bulunuyor ve bu müddet zarfında durmadan tahkimatını sağlamlaştırryordu.  Ivo Jima adasındaki Japon kuvvetlerine komuta eden General Todamiçi Kuribayashi bilhassa müstahkem mevki ve yeraltı müdafaasındaki  maharetiyle tanınmış bir askerdi. Onu, dişlerini geçirdiği topraktan atmak çok zor olacaktı.

          Nitekim adayı zaptettikten sonra subaylarımdan birinin, ‘’Japonların Ivo Jima gibi daha birkaç tane adaları yoktur’’ dediğini kulaklarımla işittim. Birkaç gündür bozuk ve fırtınalı giden hava, çıkarma günü şafaktan biraz evvel düzelmişti. Denizin akıntı ve yükseklik vaziyeti de istenildiği şekildeydi. Şafakla beraber gemilerden başlayan ateş adayı cehenneme çevirmişti. Saat tam dokuzda deniz piyadeleri çıkarma botlarından sahile çıkmaya başladılar. Bu esnada kararlaştırıldığı gibi Tokyo’yu bombardımandan dönen uçaklar da Japonların üzerine inen ateş yağmurunu fazlalaştırmaya çalışıyorlardı. Karaya çıkan deniz piyadesini, sahile çok yaklaşan ‘’Gun Boat’’lar roket barajıyla himaye ediyordu. Adaya ilk ayak basanlar pek az mukavemetle karşılaştılar. Fakat baraj ateşimiz durur durmaz düşman kendini göstermekte gecikmedi. Makineli tüfekler, havanlar ve bilhassa çıkarma yaptığımız plaja hakim tepelere yerleştirilmiş bulunan topçu bizim birliklerimize ilk ciddi zayiatı verdirmeye başladı. Ivo Jimanın jeolojik durumu da Japonların lehineydi. Askerlerin ayakları bileklerine kadar volkanik lavlara gömülüyor, onların ilerleyişini zorlaştırıyordu. Hele bütün tekerlekli motorlu vasıtalarımız bu garip lav çamuru yüzünden muattal hale gelmişti. Denizin de sabahki sakinliği kalmamıştı. Birdenbire çıkan dalgalar ufak tekneleri alıp götürüyordu. Karanlık basınca tuttuğumuz köprü başını sağlamlaştırmaya başladık. Ertesi günkü malzeme çıkarmamızı yapabilmek için bu elzemdi. Müteakip günkü harekatımızda adanın diğer sahiline erişip Japonları ikiye ayırmak gayesini esas tuttuk. Fakat asıl zor olan vazife, adanın güney tarafında yükselen Suribaçi adlı kayalık ve sarp bir dağı ele geçirmekti, çünkü burava mevzilenmiş olan Japonlar yalnız bize fazla zayiat verdirmekle bizi çok zor durumda bıraktılar.

Yazan : General Holland M. Smith




İstatistikler

Kayıtlı Kullanıcı : 1204

Kayıtlı Sorular :
Çoktan Seçmeli : 3515
Doğru Yanlış : 1470
Boşluk Doldurma : 79

Bekleyen Sorular :
Çoktan Seçmeli : 0
Doğru Yanlış : 0
Boşluk Doldurma : 0



Makaleler
Red Kit
Kapalı Çarşının Tarihi
İngilterenin Trafiği
Temel Reis
Sinemanın Doğuş Günü
At Üstünde Doğduk
Padişahların Gezintileri
Nasıl Eğlenirlermiş
Örümcek Adam
Kullandığımız Tabirler

Tüm Makaleler



Anket
Hangi Soysal Network Sitelerini Kullanıyorsunuz?
Facebook
Twitter
Netlog
googleBuzz
MySpace
Hi5
Diğer


Bunu Biliyor Musun?
Aslan kükremesi 5 mil öteden bile duyulabilir.



Bilgisayar ve İnternet