Yarışmacılar
  
  
Üye Ol
Şifremi Unuttum


Günün Lafı
Bir yargıç, İyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.

Sokrates


Yarışma Seçenekleri
Çoktan Seçmeli
Doğru Yanlış
Boşluk Doldurma
Kategori Seçmeli
Zamana Karşı
Sayı Tahmini
Flash Oyunlar


Son Üyeler
sinem.yasar
crazy_ozgur
tuanna
TÜRKAN
arif176
leadri
vahdetkural
faruk_2008
nokta
FECİ


Mata Hari

Mata Hari

Birinci Cihan Harbinin Meşhur Casusu : Mata Hari

          Çırılçıplak dans ediyor ve güzelliği sayesinde milletlerin en gizli sırlarını elde etmesini gayet kolay başarıyordu.

          Mata Hari güzel değildi. İyi in bir dansöz olduğu da söylenemez. İşin garibi, sanıldığı kadar mühim casusluklar da yapmamıştı. Buna rağmen ondan çok daha değerli işler yapmış meşhur kadınlar unutulacak, fakat Birinci Dünya Savaşının bu efsanevi casusu kolay kolay unutulmayacak. Onun birinci sınıf bir casus olarak tanınmasına her şeyden fazla mesleği sebep olmuştur. Çırılçıplak dans ediyordu. Avrupanın büyük şehirlerinde cazibesini kullanarak, vücudunu teşhir ederek herkesi kendine çekiyordu. 1876 yılının ağustos ayının yedinci günü Hollanndalı Adam Zelle'nin bir kız çocuğu dünyaya geldi. Adına Margarida Jertrud dediler. İşte bu kız on sekizine gelince Kambel Mak Leod adında sefih bir adamla tanıştı. Seviştiler evlenerek Cava'ya gittiler. Mak Leod subaydı ve burada vazife görüyordu. Az bir zaman sonra her şey değişiverdi. Adam içip içip karısını dövmeye başladı. Sonunda kadın bu hayata tahammül edemiyerek Hollandaya  döndü.  Biraz sonra da Paris’e gitti. O artık Margarik Jertrud Zelle değildi, kendini Güney Hindistanda Brahman bir aileden doğmuş dansöz Mata Hari diye tanıtıyordu. Paris'te, Cava'da iken öğrendiği dansları şöhret buldu ve o, gece hayatının yıldızı haline geldi. Erkekler para mukabilinde kollarını herkese açtığını görünce hemen etrafını aldılar. Kesenin ağzı açık olduğu müddetçe hiç kimseyi reddetmiyordu. İki yıl sonra Mata Hari Berline gitti. İlk avı genç bir prens oldu. Beraber  Silezya  manevralarına gittiler, Brunsvik dükü, Von Jagov ve kayzerin hariciye nazırı onun güzelliklerini tattılar. Sonra bütün Viyana, danslarını ve vücudunu seyretti.

          Romayı, Madriti, Londrayı dolaştı. Bu seyahatlerinde hayranları tarafından üzüntüyle uğurlanır ve hararetle karşılanırdı. Hiçbir milleti diğerine tercih etmiyordu. Fransızlar, ispanyollar ve Almanlar onu aynı derecede sevdiler. Mahkemesi yapılırken: "Ben Fransız değilim" demişti, benim her memlekette arkadaşlarım var; hatta Fransa ile halen harpde olan memleketlerde... Ben hiçbir milletten değilim, tarafsızım".

          Böyle de olsa, Berlinin lezzetini bir türlü unutamayan bir tarafsızlıktı bu. Alman devlet adamları ve subayları ile geçirdiği maceralarda akıl almayacak kadar çok para istemişti. Casusluk işleri için ayrılmış olan paralar sağ olsun. Alman devlet memurları Mata Hariyi aralarında paylaştılar ve bedelini, gizli işler için ayrılmış olan paradan ödediler. Mata, bu paranın cazibesine bir kere kapıldıktan sonra casus şeflerinin ajanı haline gelmekten çekinmedi. Ona verilen vazifeler kendisine kapılan kimselerin itimat ederek  anlattıkları  malumatı  toplamak gibi basit şeylerdi. Mata Hari'nin iyi bir casus olduğunu gösteren hiçbir delil yoktur. Değeri olan malumat topladığına da ihtimal verilemez. Büyük işlere karışmamasına rağmen Berlin ile Paris arasında gidip gelişi nazarı dikkati çekti. Nihayet 1915 te Fransaya geldiği zaman, İtalyan gizli teşkilatından, Mata Hari adlı Hint dansözünün Alman casusu olduğunu bildiren bir telgraf da beraber geldi. Gece gündüz takip edildi.  Aleyhine hiçbir delil bulunamıyordu. Sonunda basit sebepler ileri sürerek memleketi terketmesini bildirdiler. Eğer o zaman bu teklifi kabul etseydi daha yıllarca yaşardı. Almanlar hesabına çalıştığını inkar ederek kendini Fransa uğruna feda edebileceğini söyledi ve Fransız gizli teşkilatına gönüllü yazıkdı. Az bir zaman sonra Brüksele hayranlarından General Moritz Von Bissing’i kandırmaya yollandı. Kendisine altı Belçikalı ajanın ismi verilmişti. Sonra bunlardan biri Almanlar tarafından öldürüldü ve İngiliz casusları, bunu ihbar etme işinde bir kadın parmağı olduğunu bildirdiler. Bundan sonra Mata Hari İspanya'ya, Hollanda'ya ve İngiltere'ye gitti. Orada polis tarafından yakalanıp sorguya çekildi ve bir casus olduğunu, fakat İngiltere’nin dostu Fransa için çalıştığını itiraf etmeye mecbur oldu. Ona casusluktan vazgeçmesini tavsiye ettiler ve İspanya'ya, geldiği yere geri yolladılar. Madrid'de Alman deniz ataşesi yüzbaşı Von Kal ile ve ordu ataşesi Von Kron ile birleşti. İkisi de casusluk etmeleri için yollanan paraları onun uğrunda har vurup harman savurdular. Bu masraf Alman şeflerinin dikkatini çekti ve Mata Hari'ye, Paris'e gitmesi için telsiz şifresi ile emir verildi. Şifre Paris’ten yakalandı ve o Parise gider gitmez de hemen tevkif edildi. 24 temmuz 1917’de mahkeme huzuruna çıkarıldı. Celseler gizli yapıldı, çünkü Mata Hari her şeyi anlatıyordu. Von Jagov'dan 30.000 markı nasıl aldığını anlattıktan ve buna benzer bazı büyük ücretlerden bahsettikten sonra: "Bunlar benim cazibemin karşılığıydı" dedi, "erkekler benim için daima böyle büyük paralar verdiler". Fakat altı Belçikalı ajanın isimlerini Almanlara niçin ihbar ettiğini sordukları zaman cevap veremedi.

          Bunları Amsterdam'a, Almanlara haber verdiği biliniyordu. Mahkemenin kararı, Mata Hari'nin casusluk suçundan kurşuna dizilmesi oldu. Mata Hari'nin hayatı nasıl geçmiş olursa olsun cesurane öldüğü inkar edilemez. Karar okunurken yüzünde garip bir gülümseme dolaştı ve hafifçe dudaklarını ısırdı. Kurşuna dizilirken ise gözlerini bağlatmadı, rahibeleri ve papazı istemedi. Ağaca bağlı, adeta bir kahraman gibi durdu. Nihayet ateş emri verilince kurşun sesleri ve barut kokusu ile beraber yavaş ve sessiz toprağa doğru kaydı, bağlı olduğu ağacın dibine yığıldı. Mata Hari böyle öldü.

Yazan : H. R. Hoyt





İstatistikler

Kayıtlı Kullanıcı : 345

Kayıtlı Sorular :
Çoktan Seçmeli : 3509
Doğru Yanlış : 172
Boşluk Doldurma : 13

Bekleyen Sorular :
Çoktan Seçmeli : 0
Doğru Yanlış : 55
Boşluk Doldurma : 0



Makaleler
Eski Türklerde Yemin
Örümcek Adam
Red Kit
Kullandığımız Tabirler
Ortaoyun
Messalina
Stalingrat
Nasıl Eğlenirlermiş
Trafik Lambaları
Padişahların Gezintileri

Tüm Makaleler



Anket
Deneme Durumları
A
B
C
D


Bunu Biliyor Musun?
Bowling, ilk olarak bundan yaklaşık 7000 yıl önce Mısırda oynanmaya başlamıştır.



Bilgisayar ve İnternet