İhtiraslarını kanla
sulayan hain fakat güzel kraliçe…. MESSALINA
Messalina… İki bin senelik bir masal… Masal, uydurulmuş
bir efsane, bir hikayedir; fakat, bu kadın ise, kendisinden başkasının katiyen
yaratamayacağı bir hakiki tarihin, hayatın kahramanıdır.
Messalina, kalbe, insanlık hisleriyle ilgisi
olmayan bir kadındı. O yalnız etinin zevki için yaşadı ve şehvet ummanları
içinde boğuldu. Onun bir ruh hastası olduğundan şüphe edilemez, fakat bu
hastalığın kuduz gibi saldırıcı tesirleri vardı ve önüne geleni dalayıp
öldürüyordu.
Babası Roma’nın zenginlerindendi,
Miladın onbeşinci yılında doğdu. Yirmi altı sene evlenemedi, fakat sonraki
hayatına bakınca bu zaman kadar uslu oturduğuna inanılmaz.
Kocası Klodyüs akrabasıydı. Bu adam
hem zengin, hem güzel ve fakat ahmak ve sefild. Gençliği rezilcesine bir
eğlence hayatı içinde geçmişti. Üstelik, iki nişanlıdan ayrılmış ve birinci
karısını ilk gün boşamış, ikinci karısını Asyalı bir güzel delikanlı olan
azatlı kölesi Mnester’in koynunda yakalayıp boğmuştu.
Messalina işte bu adamın üçüncü
karısı olmuştu. Bu izdivaç Klodyüs’e uğurlu geldi ve deli imparator Kaligula’yı
deviren askeri bir ihtilal onu imparator ilan etti.
Haşmetli Roma İmparatoriçesi
Messalina artık önüne geçilmez bir afetti ve kocasının eğlence arkadaşları olan
genç ve güzel azatlı köleleriyle beraber devleti idare ediyordu. Bu azatlı
kölelerden Narsis, Miron, Pallas, Polip, Evadus, Harpokras, Posides gibileri
yalnız devlet idaresine değil, imparatorun karsınada ortak oluyorardı.
Zaten çürük yapılı Klodyüs, Messalina
gibi bir kadını tatmin edemezdi. O kumar ve uykuya, pehlivan güreşlerine
düşkündü.
Bir aralık imparatorun nefsine karşı bir
suikast hazırlığı keşfedildi. Bunun üzerine imparator ve ortakları, başta
Messalina olmak üzere birer canavar kesildiler ve Romanın asil ailelerine
musallat oldular.
Messalina’nın ilk kurbanları,
güzelliklerini kıskandığı iki kadın oldu; bunların malları müsadere edildi,
sürüldü ve sürüldükleri yerde öldürtüldü. Sonra bağlarıyla ve fıstık
ağaçlarıyla meşhur Loküllüs bahçelerinin sahibi katledildi ve cinayetler
birbirini kovaladı.
Genç ve yakışıklı aşıkları Montanus,
Pompeos ve Sabinus, visalin bedelini hayatlarıyla ödediler. Bunların ardından,
saltanat ortaklarından Polip ile Miron yokoldular.
İmparatorun yeğeni Vinsiyüs,
imparatoriçenin davetlerini red ettiğinden dolayı imparatorun emriyle
damarlarını keserek intihara mahkum edildi.
Bunlar yüzler içinden birkaç isimdir,
Messelina bir ölüm kasırgası gibi erkek leri dalayıp kavuruyordu. Aşıkları
içinden öldüremediğibir insan vardı, o
da adeta deli sayılırdı; Lusiyüs Vitelliyüs. Bu adam hem zengin, hem
yakışıklıydı. Messelina’yı çılgınçasına sevmişti. Onun terliklerinden bir
tekini altın zincirle boynuna muska gibi asmıştı. Gezdiği ve yürüdüğü yerlerde
bu terliği koklayıp aşkını anlatmaktaydı.
Artık Messelina’dan herkes
korkuyordu. Vücudunukaldırmak için
imparatoru kandırmaya çalışıyorlardı. Fakat o, kendisine iki nefis Şark güzeli
takdim eden lütufkar karısına kıyamıyordu.
İmparator her şeyi biliyordui hatta
ikinci karısının koynunda yakaladığı Mnester ile seviştiğini biliyordu. Onun
göz yummaları Messelina’yı büsbütün kudurutuyordu. Kimseden pervası yoktu.
Nihayet gönül kancası Silyüs adlı genç bir esmer güzeline takıldı. Delikanlının
karısını boşattı ve sonra da kendisiyle evlenmesini teklif etti.
Evlilik üstüne evlilik. Hem de
imparatoriçe ile. Bu olur şey değildi, fakat olacaktı. Siliyüs’un evini dayadı,
döşedi. Hatta saraydan çaldığı eşya ile burayı cennete çevirdi, oraya taşındı.
Düğünü yapılmalıydı, bunun için
fırsat bekliyordu. Bu da zuhuer etti, kocası bir seyahata çıktı. Meşhur
Loküllüs bahçelerinde düğün hazırlıkları yapıldı.
Artık düğün başlamıştı. Kocasını
şarap mabudu Baküs yerine koydu, öyle bir içki ve fuhuş rezaleti başladı ki bu
sahneleri ancak Messalina düşünüp yaratabilirdi.
Hemen imparatora haber verildi, bu
kadar cüretli işler yapan bu kadının günün birinde imparatorluğunu da ilan
edebileceğini söylediler. Ve idamı için bir ferman kopardılar. Loküllüs
bahçeleri askerlerle basıldı Siliyüs ile davetlileri boğazladılar.
Messelina bir hizmetçisi onu
çırılçıplak annesinin evine kaçırdı. Annesi asil bir Romalıya yakışan bir jest
yaptıi kızına bir hançer vererek kendini öldürmesini teklif etti. Onu takip
edenler bu sırada yetiştiler ve;Haydi
Messelina, en doğrusu budur dediler. Messelina hançeri boğazına sapladı ve
öldü. Klodyüs’e vakayı haber verdikleri zaman sofradaydı. Hiçbie söz söylemedi
ve iştah ile yemeğe devam etti.
İstatistikler
Kayıtlı Kullanıcı : 5642
Kayıtlı Sorular : Çoktan Seçmeli : 3519 Doğru Yanlış : 1470 Boşluk Doldurma : 79
Bekleyen Sorular : Çoktan Seçmeli : 1 Doğru Yanlış : 0 Boşluk Doldurma : 0